İmar Kanunu Hakkında Bilinmeyenler

 İmar Kanunu Hakkında Bilinmeyenler

İŞTE İMAR KANUNU HAKKINDAKİ BİLİNMEYENLER

Şehir Plancısı Hüseyin Oflaz, Yeni Düzenlemedeki Risklere Dikkat Çekti:

 

Şehir Plancısı Hüseyin Oflaz, kamuda şeffaflık paketi içinde yer alan imar kanunu taslağıyla ilgili bilinmeyenlere dikkat çekti. Hüseyin Oflaz yeni düzenlemeyle ilgili uygulamada dikkat edilmeyen noktaların özellikle metropollerde kaos çıkartabileceği uyarısında bulundu.

 

Türkiye günlerdir kamuda şeffaflık paketi içinde yer alan İmar Kanunu’ndaki değişikleri tartışıyor. İmar planlarının daha hızlı, saydam ve adil bir şekilde hazırlanmasına yönelik yeni düzenleme, getirdiği imar hakkı transferi, rantın paylaşılması gibi maddeleri nedeniyle gündemde sıcaklığını koruyor. İmar Planlama Uzmanı Hüseyin Oflaz, kanun taslağı hakkında henüz kamuoyunun dikkatini çekmeyen birçok madde bulunduğuna dikkat çekiyor.

İmpo İmar Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Oflaz, özellikle uygulamaya dair bazı noktalara dikkat edilmediği takdirde iyi niyetle hazırlanmış olan bu yasal düzenlemenin metropollerde kaos çıkartabileceği uyarısında bulunuyor.  Oflaz, “Düzenlemenin uygulama ve sosyal ayakları çok iyi irdelenmeli. Çünkü yasa uygulanabilir hale getirilmez ve uygulanma alanları şeffaflaşmazsa yine problem yaşarız. 4 konu çözülürse ve vatandaşların mağduriyeti giderilirse kamuda şeffaflaşma ondan sonra gerçekleşir” diyor. İşte yeni imar düzenlemelerinde risk taşıyan 4 konu:

 

Sosyal Doku Korunabilmeli

1-    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın özel proje alanı veya tanımlı alan ilan ettiği yerlerde mülkü bulunan vatandaşın imar hakları, SPK lisanslı uzmanlarca değeri belirlenerek farklı bir alana aktarılacak. Genelde kentin

 

 

 

merkezinde köhneleşmiş kent dokularındaki haklar, çeperdeki boş alanlara transfer edilecektir. İmar hakkı transferi sağlandıktan sonra, tanımlı alana yapılacak projenin niteliği, buraya kimlerin geleceği önemli. Burada farklı bir sosyal yapının oturması gündeme gelecektir. Yani işin bir de sosyal ayağı uzun vadede karşılaşacağımız bir konu. Burada dengeyi çok iyi sağlayacak yol haritasının belirlenmesi önemli.

 

Tapunun Menkul Değere Dönüşmesi Riski

2-    İmar transferinde özellikle kent merkezinden çeperlere taşınmaktan ziyade yerinde dönüşümü sağlayabilecek enstrümanlar oluşturulmalı. Transfer konusu alanlarda 10 yılı geçmiş özel mülkiyete sahip vatandaşların mağduriyetleri çözülmeli. O vatandaşlara kamulaştırma yapılarak parası verilebilir. Ya da aynı bölgede komşu adalardaki emsaller dikkate alınarak imar haklarının hesaplanabilir ve vatandaşın tercihine sunulabilecek birkaç bölgedeki yerlerde takas sağlanabilir. Bu, doğru bir adımdır. Ama imar haklarında tapunun bir nevi menkul değere dönüştürülmesi risklidir. Türkiye’de en güvenilir evrak tapudur. İmar transferiyle ortaya yeni bir enstrüman çıkıyor ve bir menkul değer oluşuyor. Bu sertifikanın tapu değerlerinin korunması adına tapu kurumu ile nasıl ilişkilendirileceği konusu üzerinde düşünülmelidir.

 

İmar Tadilat Taleplerine Sınırlama Getirilmeli

3-    Vatandaş imar hakları ile yetinmeyip ilave imar hakkı isterse buradan çıkacak gelirin beli bir oranını kamunun alması gayet doğaldır ama bireysel imar planı tadilat taleplerine sınırlama getirilmeli. Herkes eldeki ile yetinmeyip, imar hakkımı artır derse ne olacak? Artırılan imar hakkı oranında sosyal donatı alanlarını artırabilecek miyiz? Öyleyse uygulamaya sınırlandırma getirilmeli.

 

 

 

 

 

İmar Planında Çok Başlılık Ortadan Kalkmalı

4-    Türkiye’de imar planı hazırlayan onlarca kurum var. Her kurum kendi bakış açısından olaya yaklaştığı için şehirlerin içinde farklı imarlar oluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Karayolları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi, Belediyeler, Maliye Bakanlığı ayrı ayrı planlar yapabiliyor. İmar planı bir bütündür ve bu bütün içinde karar verilmelidir. Bu konuda çok başlılığı ortadan kaldıracak bir koordinasyon yapılmalı ya da bu durum tanımlanmalı. Planı kimin yaptığını kontrol altına almadıktan sonra, imar planlarının muhtara mı yoksa belediyeleri mi asılacağı konusu, bunların yanında o kadar önemli değildir.

İmpo İmar Kurucusu Hüseyin Oflaz, bu düzenleme hayata geçtikten sonra mülk sahiplerinin tapularının takibini yapmasının bugünkünden daha fazla önem kazanacağını, mülk haklarını kaybetmemek için imar planı değişikliklerinin yakından takip edilmesinin gerekeceğini de söyledi. Oflaz, şirket olarak, mülk sahiplerinin Türkiye’nin farklı yerlerine dağılmış gayrimenkullerinin takibini rahat yapabilmelerini sağlayan tapu takip sistemi İmpomes’i bugün gelinen noktayı önceden öngörerek 5 yıl önce hazırladıklarını da hatırlattı.

 

 

EDİTÖRE NOT

Gelecek nesillere yaşanabilir kentler bırakmak ilkesiyle hareket eden İmpo İmar Anonim Şirketi, Türkiye’nin her bölgesinde her ölçekte imar planları yapmak ve projeler geliştirmek, yaşanabilir mekanlar oluşturulmasına imkan sağlamak üzere 1996 yılında İstanbul’da şehir plancısı Hüseyin Oflaz tarafından kurulmuştur. İdeal kentin formülünü fonksiyonellik ve yaşanabilirlik olarak aktaran Hüseyin Oflaz, “Türkiye'de şehir planlamacılığının en önemli sorunu, planların ya sadece kağıt üzerinde kalması ya da sahada planlanandan daha farklı sonuçların ortaya çıkmasıdır. Bizim detaylı çalışma sistemimiz, her aşamada gerçekleştirdiğimiz takip ve kontrol, bizim ve işverenin hedeflerine eksiksiz ulaşmamızı sağlamaktadır” dedi. Şirket halen İmar Planlama, Kentsel Dönüşüm ve Mülkiyet Erişim Sistemi (İMPOMES) gibi departmanlarla faaliyet göstermektedir.

Etiketler : imar , kanun , bilinmeyenler

   UZMANINA SORUN
İlkay YILMAZ

Gayrimenkul Pazarlama Trendleri
Onay TÜBEK

Emlak Piyasası
Kazım YILMAZ

Emlak Soru-Cevap
M. Emre TOTİK

Hukuki Danışman